Aşk ne sınıf ne engel ne de yaş tanır. Eğer aşıksanız sevdiğiniz için her şeyi göze alırsınız. Onun için elinizden gelmeyeni bile yapmaya girişirsiniz. Leon bu ifadeler için biçilmiş kaftandır. Yüreği bir mermer taşı kadar katı olan birisi, nasıl böyle değişir? İşte aşkın gücü her şeye kadirdir; dedirten bir film. Bir seri temizlikçi ya da kiralık katil bile aşkın gücü karşısında çaresiz kalabilir. Leon, romantik katil, sevgi dolu bir kız olan Matilda’yı ailesinin katillerinden saklar ve onun yaşama sarılmasını sağlar. Matilda da sevgi dolu yüreğiyle Leon’un yaşamı yaniden kucaklamasını sağlar. Birbirini tamamlayan iki kader kurbanının çevresinde gelişen romantik bir drama.
Kesinlikle tekrar tekrar izleyebileceğim sayılı filmlerden..O kadar çok övgüyü hakediyor ki.. Özellikle de oyunculuk ve filmin içinde geçen gerçek hayatta hiç bir şekilde kabullenemeyeceğimiz oldukça duygusal noktalar açısından… Kesinlikle kaçırılmayacak film arşivlerimizin ve favorilerimizin en güzeli olacak bir film…ve elbetteki Luc Besson’un harika yönetmenliği.
İmkansızı olanaklı kılan müthiş bir sevgi hikayesi..Leon ile Matilda’nın yollarını birleştiren belki de aşkın kendisidir…Sting parçasıyla bir bütünlük kazanan trajik bir film.Hayatta olmayacak şey yoktur aşk için…
gerçek hayatta karşılaşamayacağımız romantik bir dram olması mı acaba bizi bu kadar etkileyen;insan elinde olamayan ,olması imkansız şeylere karşı ilgilidir.Yani yasağın vazgeçilmez cazibesi aslında… Hepimizin bilinçaltında yatan,toplumun bize düşünmeyi yasakladığı biraz da açlığını her daim duyduğumuz özgürlüğümüz izlediğimiz özünde.Ve trajedi tabii; imkansızlıkla sonuçlanması muhtemel olan zavallı ama aynı zamanda son derece yoğun bir birbirini tamamlama sürecini yaşayan iki bireyin yaşamda yer bulma ve varlığının amacını belirleme paylaşımı hissediliyor film boyunca.
Leon, sevginin yasak dinlemeyen sesi ve kırılmayı bekleyen duvarların baltası olmuştur.
Filme, basit gibi görünen bir aşk hikayesi ve sevginin yarattığı güven duygusu olarak bakılması film için hayal kırıklığı olur diye düşünüyorum. Öyle ki bu duyguların temelinde bilinçaltında yaşanılan büyük bir savaş olmalı fakat bu savaş, içinde yaşattığı tehlikelerden çok uzak kalmakta…
Anlamak ve anlaşılmak, işte bu duyguların yıktığı pek çok duvar aslında Leon.
Aşkına karşılık bulan küçük kız, elindeki saksının içinde duran bitkisiyle büyümeyi ve onunla nefes almaya karar vermektedir. Aşkını kazandığı adam ise bu küçük kızın bir yerlerde nefes aldığını düşleyerek derin bir yolculuğa çıkmaktadır.
Belkide bu küçük kız, yıktığı duvarlar arasından nefes almaya çalışacak ve aldığı her nefeste yeni bir leon yaratacaktır…
14 Ocak 2009 - 11:48
Aşk ne sınıf ne engel ne de yaş tanır. Eğer aşıksanız sevdiğiniz için her şeyi göze alırsınız. Onun için elinizden gelmeyeni bile yapmaya girişirsiniz. Leon bu ifadeler için biçilmiş kaftandır. Yüreği bir mermer taşı kadar katı olan birisi, nasıl böyle değişir? İşte aşkın gücü her şeye kadirdir; dedirten bir film. Bir seri temizlikçi ya da kiralık katil bile aşkın gücü karşısında çaresiz kalabilir. Leon, romantik katil, sevgi dolu bir kız olan Matilda’yı ailesinin katillerinden saklar ve onun yaşama sarılmasını sağlar. Matilda da sevgi dolu yüreğiyle Leon’un yaşamı yaniden kucaklamasını sağlar. Birbirini tamamlayan iki kader kurbanının çevresinde gelişen romantik bir drama.
16 Ocak 2009 - 17:44
Kesinlikle tekrar tekrar izleyebileceğim sayılı filmlerden..O kadar çok övgüyü hakediyor ki.. Özellikle de oyunculuk ve filmin içinde geçen gerçek hayatta hiç bir şekilde kabullenemeyeceğimiz oldukça duygusal noktalar açısından… Kesinlikle kaçırılmayacak film arşivlerimizin ve favorilerimizin en güzeli olacak bir film…ve elbetteki Luc Besson’un harika yönetmenliği.
16 Ocak 2009 - 20:23
İmkansızı olanaklı kılan müthiş bir sevgi hikayesi..Leon ile Matilda’nın yollarını birleştiren belki de aşkın kendisidir…Sting parçasıyla bir bütünlük kazanan trajik bir film.Hayatta olmayacak şey yoktur aşk için…
21 Mayıs 2009 - 19:42
gerçek hayatta karşılaşamayacağımız romantik bir dram olması mı acaba bizi bu kadar etkileyen;insan elinde olamayan ,olması imkansız şeylere karşı ilgilidir.Yani yasağın vazgeçilmez cazibesi aslında… Hepimizin bilinçaltında yatan,toplumun bize düşünmeyi yasakladığı biraz da açlığını her daim duyduğumuz özgürlüğümüz izlediğimiz özünde.Ve trajedi tabii; imkansızlıkla sonuçlanması muhtemel olan zavallı ama aynı zamanda son derece yoğun bir birbirini tamamlama sürecini yaşayan iki bireyin yaşamda yer bulma ve varlığının amacını belirleme paylaşımı hissediliyor film boyunca.
11 Kasım 2009 - 16:13
Leon, sevginin yasak dinlemeyen sesi ve kırılmayı bekleyen duvarların baltası olmuştur.
Filme, basit gibi görünen bir aşk hikayesi ve sevginin yarattığı güven duygusu olarak bakılması film için hayal kırıklığı olur diye düşünüyorum. Öyle ki bu duyguların temelinde bilinçaltında yaşanılan büyük bir savaş olmalı fakat bu savaş, içinde yaşattığı tehlikelerden çok uzak kalmakta…
Anlamak ve anlaşılmak, işte bu duyguların yıktığı pek çok duvar aslında Leon.
Aşkına karşılık bulan küçük kız, elindeki saksının içinde duran bitkisiyle büyümeyi ve onunla nefes almaya karar vermektedir. Aşkını kazandığı adam ise bu küçük kızın bir yerlerde nefes aldığını düşleyerek derin bir yolculuğa çıkmaktadır.
Belkide bu küçük kız, yıktığı duvarlar arasından nefes almaya çalışacak ve aldığı her nefeste yeni bir leon yaratacaktır…