Bekleme Odası

Bekleme Odası için 4 yorum

  1. Düşünmek ve Anlama çabası!Bildiğimiz, anladığımız ve bir konuda kendimizi güçlü hissettiğimizde bir tür yalnızlık ve megalomanlık oluşur diyor Zeki Demirkubuz bu film için yapılan röportajda. Anlamanın, bilmenin insanı sürüklediği yer yalnızlıktır ve bu filmi çekerken o güne kadar yaptıklarımı düşündüm ve sorguladım diyor ve ekliyor ‘Benim gibi sinemanın anlamını sorgulamak, şüpheci yaklaşmak olarak algılayan kişilere çektim bu filmi.
    Evet bu filmin öncelikle kendisi için olduğunu açıkça söylüyor ve bu açıdan gişe ya da popülerlik kaygısının olmadığını rahatlıkla dile getiriyor.
    Kişisel olması aslında filmi zor bir hale getiriyor ve aynı zamanda yönetmene ve oyuncuları da zorluyor, çünkü bu tarz kişisel filmlerde rol vermek pek de mümkün değildir; çünkü amacınız rol vermek değil tamamiyle o karakterin kendisini normal hayatta bulabilmektir. İşte tam bu noktada yönetmen kendisini oynamayı denediğini söylüyor ahmet karakterinde ve ekliyor ahmet benden çok da farklı biri değildi, o yüzden zorlanmadım…

  2. Zeki Demirkubuz’un 6. filmi olan Bekleme Odası oldukça kişisel bir film olup birçok yönüyle ‘Yazgı’ filmini andırmaktadır ve hatta belki de ‘Yazgı’ filminin daha da özele indirilmiş şeklidir.
    Filmin genel özellikleri:Film yönetmen Zeki Demirkubuz’un evinde çekilen içinde eşinin de bulunduğu 6 kişilik bir ekipten oluşan bir yapımdır.
    İçerik ise her zamanki gibi tipik bir Zeki Demirkubuz bakışını barındırır.Anlaşılmaya muhtaç bir mesele ve bunu ortaya koyma becerisi Zeki Demirkubuz filmlerinin hepsinde karşılacağımız faktördür.
    Sinematografik olarak ise önceki filmlerine göre daha ağır bir tempoya sahip ama konudan uzaklıştırmamaya da özellikle çok dikkat ediyor yönetmen.Eşiyle oynadığı o 5 dakikalık plan ise görülmeye değer ve kolaylıkla unutulacak bir sahne değil.O plan hem oyunculuk hem de sinemasal olarak övgüyü fazlasıyla hakediyor.

  3. ‘Yazgı’ filmindeki Nietzschevari kötümserlik ve inançsızlık bu filmde de devam ediyor.Bu bildiğimiz anlamda bir inançsızlık değil,daha büyük inanma isteği için inançsızlık,tıpkı Nietzsche’nin Üst İnsan olgusu gibi.
    Nietzsche ‘Tanrı Öldü’ demişti ve bunu daha büyük bir inanç için yaptı,insana olan inancından.Çünkü insan onun için Üst İnsan ile Maymun arasında bir köprüydü ve aşılması gerekiyordu ve bu ancak insanın kendine olan inancıyla gerçekleşebilirdi,dünya ötesi kavramlarla değil.Bu filmde de aslında ahmet karakteri birçok şeye o kadar yabancılaşmış ve inançsızlaşmış ki hareketlerinden daha yüksek bir şeye inanma arzusunu hissedebiliyorsunuz.
    Bu teorimi destekleyen imge ve dialogları kullanmakta oldukça usta bir tavır sergiliyor yönetmen.Önce tez konusunun nietzsche ilgili seçilip daha sonra vazgeçilmesi aslında bu konuda dahi yani nietzsche ve felsefesi konusunda da şüpheci olduğunu gösteriyor ama dialoglarda tamamen nietzsche’ye bürünüyor ve bu da gösteriyor ki her ne kadar nietzsche ve felsefesi tartışılabilir olsa da yönetmenin eğilimi biraz o yönde görünüyor.

  4. Yalnızlık duygusu, insanoğluna kusursuz yarattılmış bir yaşam tarzı olarak sunulmuş bizlere Bekleme Odasında…

    Bekleme Odası, yalnızlığı o kadar kusursuz işlemiş ki alışık olduğumuz yalnızlığa bizleri yabancılaştırmakta…
    Çünkü filmdeki yalnızlık hissinden acayip rahatsızlık duyulmakta ve bir o kadar da haz duyulmaktadır. Kimilerine göre çok iyi kimilerine göre ise bencillik: fakat bu yaşama (yanlızlığa ve bencilliğe) sonsuz saygı duymaktayım. Kusursuz yaşanılan ve hissedilen herşeye saygı duymaktır, Bekleme Odası…

    Merak duygusu, insanoğlunun içten içe bu duyguya kapılmaması mümkün değilmiş gibi ama gereksizliğini kabul ettirirmiş gibi… Meraksızlık karşısında, kızmak ve ona gereksizmiş gibi bakmak… İşte bu iki duygunun arasında kalmaktır, Bekleme Odası…

    Suç ve Ceza, yaşamak istenilen yalnızlık ve bencillik karşısında cezalandırılmak. Fakat burada suçu işleyende, cezayı çekende ve cezayı verende aynı kişi. kısacası kendine ait bir yaşam… Belkide filmi gerçek kılan ve onu çekici kılan bu olsa gerek…

    Öyle bir an geliyor ki yalnızlıktan kurtulmanın tek yolu merak etmekden geliyormuş gibi… Ve işte o duyguyu farkettiğimizde belkide yaşamaya dair bir nedenimiz olmakta Bekleme Odasında….

Yorum eklemek için kullanıcı girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş